Cuma Namazı Ne Zaman ve Nasıl Farz Oldu?

Cuma Namazının Farz Kılınışı

Cuma namazının ne zaman ve nasıl farz kılındığı ve farz kılınışı hakkında çeşitli görüşler mevcuttur.

Cuma namazının ne zaman ve nasıl farz kılındığına dair 3 temel görüş geniş bir şekilde kabul görüp kaynaklarda yer almaktadır.

Kaynakların bir kısmı;
Cuma Namazının farz kılışının Mekke döneminde olduğunu belirtir.
(İbn Hacer, İbn Abbas; Suyütî, ed-Dürru’l-Mensûr, VI, 218, Dâre Kutnî’den naklen: İbn Sa’d, Tabakat, III, 118)

Daha çok kabul gören bir başka görüş ise, Cuma namazının Hicret esnasında farz kılınmış olduğudur ki Resulullah’ın (s.a.v.) hutbesi de bu görüşü desteklemektedir.

Bunun yanı sıra Cuma namazının farz kılınma zamanının, Hicret’ten kısa bir süre sonra Cuma Suresinin indiği vakit olarak kabul eden bir görüş de mevcuttur.

  • Her Müslüman unutmamalıdır ki Resulullah'ın (s.a.v.) bildirdikleri, Allah'ın (c.c.) bildirdikleridir.

İslam tarihinde kimi konulardaki bazı hükümler,
Resulullah’ın (s.a.v.) vahyi üzerine uygulanırken, o konuyla ilgili olan sure ya da ayet daha sonra inmiş olabilir.

Örneğin, namaz için abdest almak Hz. Muhammed'in (s.a.v.) nübüvvetinin
ilk yıllarında bildirdiği bir farzdır, fakat abdest ile ilgili ayet
daha sonra Medine zamanında nazil olmuştur.

İslam tarihine bakıldığı zaman görülüyor ki bazı farzlar, ilgili ayet veya surenin inmesinden daha evvel uygulamaya geçmiştir.

Bir hususta surelerin daha sonra inmesi, konu ile ilgili hükmü pekiştirmek için olabilir.
Ayrıca, hükmün daha etkili bir hal almasını sağlamak amaçlı yaşanacak bir olay için nüzul bekletilmiş de olabilir.

İşin bu kısmını şüphesiz yalnızca Allah Teala (c.c.) bilebilir.

Cuma Namazının Farz Oluşu

Cuma namazının farz oluşuyla ilgili geçerli görüşleri tek tek ele alalım.

  • Cuma Namazının Farz Olması ile İlgili Geçerli 1. Görüş;
    Hicret Esnasında Farz Kılındı – İlk Hutbe

Cuma namazının Hicret esnasında, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ilk hutbesini verdiği zaman farz kılındığı kabul edilir.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.), 622 senesinde Mekke’den Medine’ye hicret ettiği vakit, yolculuk esnasında Cuma günü öğle vaktinde (bazı kaynaklara göre 12 Rebiülevvel) yanındaki küçük kafileyle beraber Rânûnâ Vadisi‘nde durmuştur.

Hz. Muhammed (s.a.v.) burada, beraberindekilere İlk Cuma Namazını kıldırmış ve ard arda iki hutbe şeklinde, İlk Hutbesini vermiştir.

 Resulullah (s.a.v.) bu hutbeler esnasında cemaate; 
"...Biliniz ki Allah, bu yılınızın bu ayında, bu yerde size kıyamete kadar
cuma na­mazını farz kılmıştır..." diye bildirmiştir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Ranuna Vadisi’nde kıldırdığı ilk Cuma namazının ardından verdiği ilk hutbedeki bu tebliğ, Cuma namazının Müslümanlar üzerine farz kılındığı zaman olarak kabul edilir.

  • Cuma Namazının Farz Oluşu ile İlgili Geçerli 2. Görüş;
    Cuma Suresinin İnişi

Cuma namazının Cuma suresinin inmesiyle birlikte farz kılındığı kabul edilir.

Cuma suresi, Medine döneminde nazil olmuştur.

Cuma suresi 11 ayetten oluşmaktadır. Surenin 9. ayet-i kerimesinde, Cuma namazının kılınması gerektiği bildirilir ;

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.”
Cuma Suresi, 9. Ayet

Cuma suresinde, Cuma namazının önemi anlatılmış ve Cuma ezanı okunduğunda Müslümanların her şeyi bırakıp Cuma namazına gitmeleri gerektiği bildirilmiştir.

Bir kesim de işte bu Cuma suresinin nazil olması üzerine Cuma namazının farz kılındığını kabul eder.

  • Cuma Namazının Farz Kılınması ile İlgili Geçerli 3. Görüş;
    Hicret’ten Sonra Mekke Dönemi

Cuma namazının, Hicret'ten önce Mekke döneminde farz olduğu kabul edilir.

İbn Hacer;
Cuma namazının Mekke zamanında da farz olduğunu rivayet etmiştir.
İbn Hacer’e göre; Mekke döneminde Müslümanlar az olduğu için açıktan namaz kılacak kadar güçlü değillerdi.
Oysa Cuma namazı açıkça kılınmalıydı ama şartlar uygun olmasa da o zaman da biliniyordu ki cuma namazı kılınması gereken bir namazdı.

İbn Abbas’ın rivayeti de bu görüşü desteklemektedir;
“Rasulullah (s.a.v.), hicret etmeden önce Cuma namazının kılınması için izin verilmiştir. Fakat Mekke’de Cuma kıldırmaya gücü olmadı. Onun için, daha önce Medine’deki Müslümanlara İslam’ı öğretmek için gönderilmiş olan Mus’ab İbn Umeyr’e mektup yazarak:

“Yahudilerin açıktan Zebur okudukları güne bak, siz de kadınlarınızı ve oğullarınızı toplayın da zeval vaktinden sonra Allah’a iki rekât (namaz) ile takarrub edin.” emrini vermiştir.

Bu emir üzerine Mus’ab, Medine’de Cuma kıldıran kişi olmuştur. Bu görevi Peygamber Medine’ye gelinceye kadar sürdürmüştür.”

(Suyütî, ed-Dürru’l-Mensûr, VI, 218, Dâre Kutnî’den naklen: İbn Sa’d, Tabakat, III, 118)


Bir önceki içeriğimizde Duha Suresinin Türkçe Meali ve Okunuşunu yazdık.
İlgili diğer konulardan bazıları;
Cuma Namazı Nasıl Kılınır?
Namazı Cemaat Olarak Kılmanın Önemi
Cuma Günleri Yapılması Faziletli Olan Sünnetler
Namaz Surelerinin Okunuşu
Nasıl Salavat Getirilir?
Cuma Günü Salavât Getirmenin Hükmü
Salavat Getirmenin Önemi!
Gusül Abdestinin Tüm Detayları
Cuma Suresinin Okunuşu, Meali ve Faziletleri
Peygamber Efendimizin İlk Hutbesi
Abdestin Önemi
2020 Hac Kaydı Hakkında Bilgiler

Bir Cevap Yazın