Dinde İhlâs Nedir?

İhlâs; bir şeyi saf, temiz ve arıtılmış hale getirmek demektir. Temiz kalpli olmak, şöhret ve çıkar amacı gütmeyen, riyasız, içten ve samimi bir sevgi ve bağlılıktır ihlâs.

İslâmiyet’te de yapılan işlerde ve ibadetlerde, gösterişe yer vermemek, riyadan uzak durmak, yapılanı yalnızca Allah (c.c.) rızası için yapmak ve sadece Allah için ibadet etmektir.

Bir kalp hareketi, kalb-i bir amel olan ihlâs, ruhanî bir davranıştır. İhlâs, kalp temizliğinin ve sağlamlığının bir delilidir. Kulluk etmek ve imtihan olmak için gelinen bu hayatın farklı evrelerinde, bir Müslümanın kendisi olarak var olabilmesi için ihlâs olmazsa olmazlardan birisidir.

İhlâs sahibi kişi, yalnızca Allah’ın (c.c.) rızasını arayan bir niyettedir. İhlâsta Hakk’ın rızâsı talep edilir, yapılan ibadetlerde ve işlerde asla, riya, gösteriş, menfaat ve şöhret gibi gayeler güdülmez. İhlas sahibi bir Müslüman, Cenab-ı Hakk’ın emir, istek ve ihsanlarının dışında her şeye karşı kapalıdır.

Allah tarafından temiz kalplere bahşedilmiş olan ihlâs; azları çok eden, sığ şeyleri derinleştiren ve ibadetleri sınırsızlaştıran bir güç, bir iç huzurdur.

İhlâs ile ilgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.);

“Dini hayatında ihlâslı ol, az amel yeter.” (Münavi, Feyzul Kadir, I, 216)  ve

“Her zaman amelleriniz de ihlâsı gözetin, zira Allah, sadece amelin hâlis olanını kabul eder.” (Münavi, Feyzul Kadir, I, 217)  buyurmuştur.

Şeytan İhlâs Sahibi Kullar Karşısında Çaresizdir!

Hz. Adem’in (a.s.) yaratılışı ile ilgili bilinen kıssada, meleklerin Hz. Adem’e (a.s.) secde etmesi sırasında, şeytan Allah’ın (c.c.) bu emrini, kibrinden ve enaniyetinden dolayı yerine getirmemiştir.

Allah’ın (c.c.) bu emrini yerine getirmeyen şeytan bu itaatsizliği ve kibri sonucunda fıska düşmüş ve Cennetten kovulmuştur. Kendisine kıyamet gününe kadar mühlet verilen şeytan bunun sonucunda, insanoğlunun Allah’a (c.c.) karşı isyan etmesi uğrunda her türlü yola başvuracağını ve insanların pek çoğunu azdıracağını söyleyerek yemin etmiştir. Şeytan tüm bu nefretini kusarken ve insanları saptıracağına dair kendinden son derece eminken dahi, Allah’ın (c.c.) bazı kullarını saptıramayacağını da itiraf etmiştir;

“İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, and olsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi.”

                                                                                                        Hicr Suresi, 39 – 40. Ayetler

İlgili surede ve ayetlerde de görüldüğü gibi, şeytanın saptırmalarının işlemediği ve karşısında çaresiz kaldığı kullar, Allah’ın (c.c.) ihlâsa erdirdiği, ihlâs sahibi müminlerden başkası değildir.

Kur’an-ı Kerim Dinde İhlas İçin Neler Buyuruyor?

Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde dinde ihlas konusuna dair Allah’ın (c.c.) buyrukları yer almaktadır. Allah (c.c.) dinde ihlasın önemini ve değerini Kur’an’da açık bir dille anlatmıştır.

 

“Ey Âdem oğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi… İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi).”

                                                                                                                    A’râf Suresi, 26. Ayet

 

“Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, o gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgârla alıp götürdükleri ve (yolcular) bu yüzden neşelendikleri zaman, o gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da dini yalnız Allah’a halis kılarak: «Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız» diye Allah’a yalvarırlar.”

                                                                                                                 Yûnus Suresi, 22. Ayet

 

“Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na has kılarak (ihlâsla) Allah’a yalvarırlar. Fakat onları sâlimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah’a) ortak koşmaktadırlar.”

                                                                                                              Ankebût Suresi, 65. Ayet

 

“Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dini tamamen Allah’a has kılarak (ihlâsla) O’na yalvarırlar. Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Zaten bizim âyetlerimizi, ancak nankör hâinler bilerek inkâr eder.”

                                                                                                              Lokmân Suresi, 32. Ayet

 

“(Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab’ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah’a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et.”

                                                                                                                   Zümer Suresi, 2. Ayet

 

“De ki: Bana, dini Allah’a hâlis kılarak O’na kulluk etmem emrolundu.”

                                                                                                                Zümer Suresi, 11. Ayet

 

“Haydi, kâfirlerin hoşuna gitmese de Allah’a, Allah için dindar ve ihlâslı olarak dua edin!”

                                                                                                               Mü’min Suresi, 14. Ayet

 

“O daima diridir; O’ndan başka hiçbir tanrı yoktur. O halde dinde ihlâslı ve samimi kişiler olarak O’na dua edin. Her türlü övgü âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.”

                                                                                                               Mü’min Suresi, 65. Ayet

 

“Halbuki onlara ancak, dini yalnız O’na has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.”

                                                                                                                Beyyine Suresi, 5. Ayet

 

İhlâs Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 4 âyettir. İhlâs, samimi olmak, dine içtenliklebağlanmak demektir. Allah’a bu sûrede anlatıldığı şekilde inanan, tevhit inancını tam anlamıyla benimsemiş, ihlâslı bir mü’min olacağı için sûre bu adla anılmaktadır.

Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla

De ki: “O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir.) Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir). Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.”

Bir önceki yazımız; Kur’an-ı Kerim Helâller ve Haramlar İçin Neler Söylüyor?

 

“Dinde İhlâs Nedir?” üzerine 11 yorum.

  1. Geri bildirim: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v) Saygının Önemi | MEALTUR

  2. Geri bildirim: Gıybet Etmenin Günahı! | MEALTUR

  3. Geri bildirim: Kur'an'da Allah (c.c.) Sevgisi | MEALTUR

  4. Geri bildirim: Kalbi Esir Alan Hastalıklar; Kin ve Haset | MEALTUR

  5. Geri bildirim: Fatiha Suresinin Meali, Okunuşu ve Faziletleri | MEALTUR

  6. Geri bildirim: İhlas Suresinin Faziletleri, Türkçe Anlamı ve Okunuşu | MEALTUR

  7. Geri bildirim: İrtidat Nedir? | MEALTUR

  8. Geri bildirim: Zor Durumda Okunacak Sureler | MEALTUR

  9. Geri bildirim: Mevlid Kandilinin Dindeki Yeri? Mevlid Kandilinde Nasıl İbadet Edilir? | MEALTUR

  10. Geri bildirim: Hastalar ve Hastalıklar için Okunacak Dualar | MEALTUR

  11. Geri bildirim: Tekasür Suresi | MEALTUR

Bir Cevap Yazın