İrtidat Nedir?

İslam ve Müslümanlık için geçerli olan irtidat; bir Müslümanın İslamiyeti terk etmesi, dinsiz olması yahut başka bir dine dönmesi durumudur. Buna aynı zamanda ridde de denmektedir.

İrtidat, dinden dönmek, hak dini terk etmek demektir.

Hak dini terk eden, irtidat eden kişiye de dinden dönen anlamına gelen mürted denmektedir.

Allah Teala (c.c.) Kur’an’ın birçok ayet-i kerimesinde irtidattan söz etmiştir. Bu ayetlerden anlaşılır ki bir mü’minin dinden dönmesinin, müminden mürtede dönüşmesinin cezası uhrevidir.

Dinden dönenlerin dünyadaki cezaları ise, o zamana kadar yaptıkları tüm amellerinin boşa gitmesi, sapkınlığa düşmeleri ve şaşkınlık içinde yaşamaları şeklinde bildirilmiştir.

İrtidat, kul ile Allah (c.c.) arasındaki bağı koparır. Allah (c.c.) ve kul arasındaki bağı koparan bir diğer şey de küfürdür. İrtidatın sebep olduğu kul ve Rabb (c.c.) arasındaki bu kökten kopuş, kişinin hesap gününde iyilik namına değerlendirileceği bir şey bırakmaması demektir.

Fakat öte yandan unutulmamalıdır ki, dinimizin temelinde din ve vicdan hürriyetine çok büyük önem verilmektedir. Bu yüzden de hiç kimse Müslüman olmaya zorlanamaz;

“Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”
Bakara Suresi, 256. Ayet

İrtidat – Dinden Dönme ile İlgili Ayetler

“Yoksa siz de (ey müslümanlar), daha önce Musa’ya sorulduğu gibi peygamberinize sorular sormak mı istiyorsunuz? Kim imanı küfre değişirse, şüphesiz dosdoğru yoldan sapmış olur.”
Bakara Suresi, 108. Ayet

“Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Fitne de adam öldürmekten daha büyük bir günahtır. Onlar eğer güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden kim, dininden döner ve kâfir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennemliktirler ve orada devamlı kalırlar.”
Bakara Suresi, 217. Ayet

“Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. Allah asla sözünden dönmez.”
Al-i İmran Suresi, 9. Ayet

“İman etmelerinden, Resûl’ün hak olduğuna şehadet getirmelerinden ve kendilerine apaçık deliller gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme Allah nasıl hidayet nasip eder? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.”
Al-i İmran Suresi, 86. Ayet

“Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.”
Al-i İmran Suresi, 91. Ayet

“İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak ne de onları doğru yola iletecektir.”
Nisa Suresi, 137. Ayet

“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.”
Maide Suresi, 54. Ayet

“Kim iman ettikten sonra Allah’ı inkâr ederse -kalbi iman ile dolu olduğu halde (inkâra) zorlanan başka- fakat kim kalbini kâfirliğe açarsa, işte Allah’ın gazabı bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır.”
Nahl Suresi, 106. Ayet

“Hiç şüphesiz onlar (dinden dönenler) ahirette ziyana uğrayanların ta kendileridir.”
Nahl Suresi, 109. Ayet

“Şüphesiz ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, arkalarına dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.
Muhammed Suresi, 25. Ayet

“Yoksa, Mûsâ’nın ve Allah’ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim’in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi? Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.”
Necm Suresi, 36 – 38. Ayetler


Bir önceki yazımızda Teyemmüm Nedir? Teyemmüm Nasıl Alınır ve Hangi Durumlarda Gerekir? sorularını yanıtladık.
İlgili diğer yazılarımızdan bazıları;
Kur’an Şirk ile İlgili Neler Söylüyor?
Dinde İhlâs Nedir?
İslamı Bilen Hayırlı Evlatlar Nasıl Yetiştirilir?
Müslüman Olarak Ölmek
Kur’an Münafıklar İçin Neler Söylüyor?
Müslümanlıkta Selamlaşma
Nasıl Şükredilir? Şükrün Çeşitleri Nelerdir?

Bir Cevap Yazın