İslam ve Güvenli Toplum Örneği

İslamiyet, insanların bir arada huzur içerisinde yaşamasını sağlar.

"Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür."
Nisa Suresi, 58. Ayet

Allah (c.c.) insanları diğer canlılardan ayrı yaratmıştır. İnsanoğlu sosyal bir varlıktır ve yeryüzünde yalnız değil diğer insanlarla bir arada yaşar.

Topluluk içerisinde yaşayan her insanın da kendi ihtiyaç ve isteklerini karşılamak ister. İnsanların her birinin kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılamak istediğinde ise anlaşmazlıklar, haksızlıklar, çatışmalar ve düşmanlıkların ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Allah Teala da (c.c.) bu sebeple birlikte yaşayan insanların arasında oluşabilecek düşmanlıkları önlemek, çıkacak çatışmalara engel olmak ve böylece toplumdaki huzuru sağlamak için, onlara elçiler gönderir.

Allah’ın (c.c.) gönderdiği elçiler, insanların bir arada yaşarken güven içinde olmalarını sağlayacak bir düzen getirmeyi amaçlarlar. Peygamberlerin getirdiği bu nizamın temel amaçları; insanın canını, dinini, aklını, hakkını ve malını korumak ve birlikte huzur içerisinde yaşayabilmelerini sağlamaktır.

Resulullah’ın (s.a.v.) İnşa Ettiği Güvenli Toplum

İslamiyet; toplum arasındaki güvene, adalete ve eşitliğe çok önem verir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayali de hep güven içerisinde yaşayan bir toplum profili olmuştur. Resullullah (s.a.v.) hep Darüsselam ya da Daru’s Selam denilen bir toplum hayali kurmuş ve bunu oluşturmaya çabalamıştır.

Darüsselam; hiç kimsenin hakkının yenmediği, baskı ve zulmün, savaş ve katliamların olmadığı, insanın doğru ve güzel ahlakla iyi bir toplumda yaşadığı, evrensel adalet ve barış yurdudur.

Resulullah (s.a.v.) bu temel esasları güvence altına almayı hedeflemiştir ve her zaman en mükemmel şekilde davranarak herkese örnek olmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ortaya koyduğu örnek davranışları, insanlara yaptığı rehberlik ve güzel ahlakı ile etrafındaki insanları eğitmiştir. Hz. Muhammed, kendi eğittiği Sahabe-i Kiram ile Medine-i Münevvere’de en muazzam güven toplumunu kurmuş ve yaşatmıştır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) güven toplumu kurmak için toplumu eğitmeye ve insanlara örnek olmaya, güzel ahlak üzerine yaşamaya kendisini adamıştır. Resulullah (s.a.v.) Allah (c.c.) için yaşayan, ahde vefayı bilen bir toplum inşa etmek için çabalamıştır.

“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve
şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da
uykusuzluk ve sancıyla bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.”
(Buhari, Edep, 27.)

Müslümanlar Kardeş Toplumudur

İslam toplumunda esas olan tüm Müslümanların kardeş olduğudur.

Allah (c.c.) Kur’an’ın pek çok ayet ve suresinde Müslümanların kardeş olduğundan bahsetmiştir. Allah Teala (c.c.) tüm müminler kardeş olduğunu ve o şekilde davranması gerektiğini defalarca anlatmış ve tembihlemiştir.

Dünya üzerindeki tüm Müslümanlar din kardeşidir ve hem her birinin görevi, İslama ve birbirlerine karşı her zaman sevgi ve saygı ile yaklaşmak ve bağlanmaktır.

Bir arada yaşayan tüm müminler, güvenli bir toplum oluşturabilmek için kardeş olduğunu ve tam anlamıyla birlik beraberlik içerisinde yaşamaları gerektiğini unutmamalıdır.

Toplumsal güvenin en önemli ahlaki ilkelerinden birisi;
insanın kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkalarına yapmamasıdır.

Kişi başkalarına, kendisine davranılmasını istediği şekilde davranmalıdır.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) bu konu ile ilgili;
“Hiçbiriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de 
istemedikçe iman etmiş olmaz.”
(Buhari, İman, 7.) buyurmuştur.

Bu ilke güven toplumunun en önemli ahlaki prensiplerindendir.

Güven toplumu, güvenlik tedbirleri, adalet, emanet ve ahlaki erdemleri esas almalıdır.

İslamiyet de Müslümanlara adil olmayı, hakkaniyetli olmayı, emanete hıyanet etmemeyi ve güzel ahlaklı olmayı emreder.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Adiy b. Hatim’e de şöyle söylemiştir;
“Eğer ömrün yeterse, Hîre'den tek başına bir kadının kalkıp 
Allah’tan başka hiç kimseden korkmadan Kâbe'yi tavaf edebildiğini
mutlaka göreceksin.”
(Buhari, Menakıb, 25.)

Müminlerin Ortak Paydaları

  • Her Müslüman din kardeşi, Allah Teala’yı (c.c.) Rabb olarak kabul eder ve Rabb olarak O’ndan razı olurlar.
  • Tüm müminler Allah’ın (c.c.) kelamı Kur’an-ı Kerim’i kitap ve düstur olarak kabul eder ve elbette Kur’an’dan da razı olurlar.
  • Müminler, İslamiyet’i din olarak kabul eder ve dinlerinden razı olurlar.
  • Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed Mustafa’yı (s.a.v.) Allah’ın (c.c.) Resulü olarak kabul eder ve Resulullah’tan (s.a.v.) razı olurlar.
  • Müslümanlar, ümmet olarak Ümmet-i Muhammed’den razıdırlar.
  • Müslümanlar da hata yapabilir ve günah işleyebilir.
    Bir mümin kendisini dinden çıkartacak çok büyük günahları işlemediği sürece diğer müminlerin onu din kardeşliğinden men etme gibi bir hakları yoktur.
  • Din kardeşleri birbirlerinin günahlarını gördüğü zaman bunu görmezden gelmezler. Güzelce, kardeşçe birbirlerini uyarırlar.
    Kardeşlik hukukunu çiğnemeden, karşıdaki Müslüman kardeşini incitmeden hatası ile ilgili onu aydınlatmak, Müslümanların kardeşlerine karşı görevidir.
  • Her Müslüman, diğer müminleri sevmeli ve elinden gelenler yardıma ihtiyacı olan din kardeşlerine yardım etmelidir.
  • Bir Müslüman’ın din kardeşini kırıcı, kabaca ya da hakaret ederek uyarması uyarı sayılmaz.
  • Hiçbir Müslüman din kardeşine uzun süre küsmemeli, kardeşini incitip onunla kırgın kalmamalıdır.

Bir önceki yazımda Mevlid Kandilinin Dindeki Yeri? Mevlid Kandilinde Neler Yapılmalı? sorularını yanıtladım.
İlgili diğer yazıların bir kısmı;
Müslümanlıkta Selamlaşma
İslamiyet’in Emanete Bakışı
Namazı Cemaat Olarak Kılmanın Önemi
İslamı Bilen Hayırlı Evlatlar Nasıl Yetiştirilir?
İslam’da Kul Hakkı Yemek Nasıl Yorumlanmıştır?
Aile Ahlâkı Nedir? Aile Ahlâkı ile İlgili Ayetler Hangileridir?
İslamiyet’te Kadının Yeri Ve Önemi
Zor Durumda Okunacak Sureler
İslam’da Affetmek ve Affedicilik
2020 Hac Kaydı Hakkında Bilgiler

Bir Cevap Yazın