Kulları Cennete Götürecek Ameller Nelerdir?

Allahu Teala (c.c.) ve O’nun Resulü Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz, sözlerinde her daim sadık ve her zaman doğrudurlar. Yüce Allah’ın (c.c.) elçisi olan Resul’ün sözleri, diğer insanların sözlerine benzemez. O alemlere rahmet olarak gönderilmiş yüce bir kişiliktir.

Böylesi bir peygamberin hayatına ve davranışlarına bakarak, onu örnek alarak yaşayarak, elbette tüm bunları Allah (c.c.) rızası için ve Allah’ın (c.c.) kelamı Kur’an doğrultusunda yaparak yaşamak kulların doğru ameller üzere yaşamasını sağlar.

İslamiyeti her yönüyle anlamak, her yönüyle yaşamak, İslamiyetin felsefesini de idrak edip Allah (c.c.) rızası için O’nun buyruklarına Hz. Muhammed (s.a.v.) örnekliğinde uymak, kulların cennetle müjdeleneceği ameller doğrultusunda bir hayat sürdürmelerinin anahtarıdır.

Bunların yanı sıra spesifik olarak cennet ile müjdelenen sahih hadislerden ve ayetlerden anlaşılan bazı ameller vardır.

“Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Mümtehine Sûresi, 12. Ayet

Bu ayet-i kerime doğrultusunda Müslüman kadınların nasıl yaşamaları gerektiği anlaşılabilir. Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) da hayatı boyunca iffet hususuna fazlasıyla ehemmiyet göstermiştir ve namuslu bir Müslüman olmanın önemini çok kez dile getirmiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) kadınlardan iffetlerini muhafaza hususta bilhassa Mümtehine suresinin bu ayet-i kerimesinde bey’at almıştır.

“Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü’min erkeklerle mü’min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a derinden saygı duyan erkekler, Allah’a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.”
Ahzâb Sûresi, 35. Ayet

Allahu Teala’nın Ahzâb suresinin 35. ayet-i kerimesinde buyurduğu üzre açık bir şekilde anlaşılır ki namus konusu yalnızca kadınlar için geçerli bir konu değildir. Allah (c.c.) hem erkeklerin hem de kadınların iffetlerini korumalarını söylemiştir. Aynı söylem elbette ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) için de geçerlidir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tüm Müslümanlara hitaben; 
“Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iffet ve namusunu 
koruma sözü verirse, ben de ona Cennet sözü veririm.” 
buyurmuştur.
(Buhârî, Rikāk, 23)

Cennet ile Müjdelenen Ameller Hangileridir?

Şüphe yok ki her müminin gayesi, ahirette en güzel nimetlerin bulunduğu cennete kavuşmaktır. Kullar cennete kavuşmak için nasıl bir hayat süreceklerine dair tüm detaylara da Kur’an-ı Kerim’den ulaşabilir. Kur’an bir Müslümanın nasıl olması, nasıl davranması, nasıl yaşaması, nasıl ameller işlemesi gerektiğini hayatın her aşamasını kapsayacak genişlikte bir yelpazeyle apaçık bir dille anlatır.

Bunların yanı sıra Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) 6 ameli ayrıca belirterek cennet ile müjdelemiştir.

Karşılığında Cennet Vaad Edilen 6 Amel

  1. “Konuştuğunuz zaman doğru konuşun.”
  2. “Vaatte bulunduğunuz zaman yerine getirin.”
  3. “Emânet husûsunda güvenilir olun!”
  4. “İffetinizi muhâfaza edin!”
  5. “Gözlerinizi haramdan koruyun!”
  6. “Ellerinizi haramdan uzak tutun!”
    (Ahmed, V, 323)

İslamiyette yalan söylemek kabul edilmeyen bir davranıştır. Yalan ve yalan söylemek dinimizde en büyük günahlardan sayılır. Müslüman bir kişiye yalan söylemek yasaktır. Bir mümin her zaman doğruyu konuşmalıdır.

Bir Müslüman ağzından çıkan her sözden sorumlu olduğu bilincini asla yitirmeden yaşamalıdır. Bir söz verip de o sözü tutmamak, verilen bir sözden caymak, vaatlerle insanları aldatmak ve tutarsız davranmak bir Müslümanın yapmaması gereken davranışlar uzak durulması gereken günahlardır. Bu tarz davranışlar nifak alameti sayılan zararlı vasıflardır. Müslüman bir kimseye sözünde durmamak yakışmaz.

Bir Müslümanın elini harama uzatması kabul edilemez davranışlardandır. Haram lokma yemek, harama el ya da göz uzatmak kesinlikle yasaklanmıştır. Allahu Teala (c.c.) helal lokma yiyenlerin yanındadır.

Emanete hıyanet etmek de bir müminin yapamayacağı, yapmaması gereken kötü bir davranıştır. Bir Müslüman kendisine emanet edilen herhangi bir şeye ya da bir kimseye asla ihanet edemez.

Müslüman olan herkes, kadın ve erkek her birey iffetli olmalı ve namuslarını korumalıdır. Müslümanların hayasız olması İslamın kabul edeceği bir davranış değildir.

Müslümanları doğru ve emin olmaya alıştırmak ve her Müslümanı bu güzel ahlak ile yetiştirmek tüm mü’minlerin vazifelerindendir. İnsanlığa örnek olarak gönderilen bütün peygamberlerin ve sâlih insanların güzel vasıfları arasında en başta doğruluk ve güvenilirlik yer alır. Müslüman, doğru, güvenilir ve sadıktır. Sadakat; niyette, düşüncede, sözde ve amelde doğru olmak demektir. Sadık kişi ihlâs ve samimiyetle davranır. Emin ve güvenilirdir.

Allah’ın (c.c.) Kurtuluş Yolu Gösterdiği Ayet ve Hadislerden Bazıları

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resülüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır. “
Ahzâb Sûresi, 70-71. Ayetler 

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.”
Tevbe Sûresi, 119. Ayet

“Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.”
İsrâ Sûresi, 34. Ayet

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) kulu cennete götürecek amellerle ilgili şu şekilde buyurmuştur;

“Bana şu altı şey hakkında söz verin, 
ben de sizin Cennet’e gireceğinize kefil olayım;
Konuştuğunuz zaman doğru konuşun, 
Vaatte bulunduğunuz zaman yerine getirin,
Emânet husûsunda güvenilir olun,
İffetinizi muhâfaza edin,
Gözlerinizi haramdan koruyun,
Ellerinizi haramdan uzak tutun.”
(Ahmed, V, 323) 
“Allah’a ortak koşmadan ölen cennete girer; 
Allah’a şirk koşarak ölen de cehennemi boylar.”
(Müslim, Îmân 151)
“Cennete girecek bir kısım insanlar vardır ki, 
onların kalpleri kuş kalbi gibi (rakîk ve tevekkül üzere)dir.”
(Müslim, Cennet 27)
“Kızma, sana cennet verilsin!
(Taberânî, Evsat, III, 25)
“Kim ilim öğrenmek için yola çıkarsa, Allah Teâlâ ona 
cennet yolunu kolaylaştırır. Melekler, ilim öğrenenlerden 
hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Göklerde ve yerde bulunan
varlıklar, hatta sudaki balıklar bile âlimlerin bağışlanması için
Allah’a yalvarırlar. Bir âlimin sadece ibadetle uğraşan bir kimseye
üstünlüğü, on dördüncü gecesinde ayın diğer yıldızlara üstünlüğü
gibidir Âlimler peygamberlerin mirasçılarıdır.
Peygamberler altın gümüş değil, sadece ilmi miras bırakmışlardır. 
İşte bu ilim mirasına konan kimse, çok büyük bir kısmet kazanmış olur.” 
(Ebû Dâvûd, İlim 1; Tirmizî, İlim 19)
“Şüphesiz ki sözde ve işle doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir.
İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında
sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr)
sürükler. Fücûr da cehenneme götürür.
Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb)
diye yazılır.”
(Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105)
“Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız.
Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz.
Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde)
Rabbinizin cennetine girersiniz.”
(Tirmizî, Cum’a, 80)
“(Geçmiş) ümmetler bana gösterildi.
Peygamber gördüm, yanında üç-beş kişilik küçük bir grup vardı.
Peygamber gördüm, yanında bir iki kişi bulunuyordu.
Ve peygamber gördüm, yanında kimsecikler yoktu.
Bu arada önüme büyük bir kalabalık çıktı. Kendi ümmetim sandım.
Bana ‘Bunlar Mûsâ’nın ümmetidir, sen ufka bak!’ dediler.
Baktım; (çok) büyük bir karaltı.
‘İşte bunlar senin ümmetindir. İçlerinden hesapsız-azabsız
cennete girecek yetmiş bin kişi vardır’ dediler… 
Onlar büyü yapmayan, yaptırmayan, uğursuzluğa inanmayan ve 
Rablerine güvenenlerdir.”
(Buhârî, Tıb 1, Rikak 50, Libâs 18; Müslim, Îmân 374)

Bir önceki yazımızda Nasıl Şükredilir? Şükrün Çeşitleri Nelerdir? sorularına yanıt verdik.
İlgili diğer yazılarımızdan bazıları;
İslamiyet’in Emanete Bakışı
Kıyamet Alametleri Nelerdir?
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) İlk Hutbesi
Hayırlı Olanı İsteme ve Kazadan Korunma Duaları!
Dualarımızı Doğru Ediyor Muyuz?
Tebbet Suresinin Faziletleri, Anlamı ve Okunuşu
Murakabe Nedir?
Kur’an Ahde Vefa ile İlgili Ne Söylüyor?
Namaza Riya Karıştırmak!
Nasıl Salavat Getirilir?

Bir Cevap Yazın