Kur’an’da Allah (c.c.) Sevgisi

Kur’an-ı Kerim Allah (c.c.) Sevgisi ile İlgili Neler Söylüyor?

Tevhid inancının temellerinden birisi de şüphe yok ki Allah (c.c.) sevgisidir. Bir Müslümanın en güçlü duygusu, Allah (c.c.) inancı ve sevgisidir. Allah (c.c.) sevgisi olmayan bir kişi Müslüman olamaz.

Allah ü Teâlâ (c.c.) Kur’an’da birini ya da bir şeyi Allah’tan (c.c.) daha çok sevmenin kişi için ne kadar yanlış olduğunu ve kötü sonuçlar doğuracağını açık bir dille anlatmıştır;

“İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da ona ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler. Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi.”

                                                                                                             Bakara Suresi 165. Ayet

İslam’ın birçok gerekliliği vardır fakat bunların en başında Allah’a (c.c.) inanç ve sevgi gelir. Allah’tan (c.c.) başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) O’nun Rasûlü olduğuna şehadet etmek, namazı beş vakit kılmak, Kur’an-ı Kerim’in emrettiği farzları yerine getirmek İslam’ın gerekliliklerindendir. Allah (c.c.) inancı ve sevgisi olmayan kimse geri kalan diğer hiçbir gerekliliği de yerine getiremez.

İslam’ın gerekliliklerinin yanı sıra imanın gereklilikleri ve İhsan da dinimizin ayrılmaz birer parçalarıdır. Allah’a (c.c.), kitaplarına, meleklerine, peygamberlerine, kadere ve ahiret gününe inanmak da İmanın gerekliliklerindendir. Yüce Yaratıcı Allah’a (c.c.) can-ı gönülden ibadet etmek ve O’nun her an seni gözettiğini bilerek hareket etmek ise İhsandır.

Bir Müslümanın doğru bir kul olması için bu üç temel gerekliliğin birbirinden ayrılması söz konusu olamaz. İslam, İman ve İhsan birbirinden ayrı ve bağımsız bir şekilde düşünülemez.

Allah (c.c.) yolunda yürüyen her Müslümanın, tüm bunları layıkıyla bir arada yaşaması ve bunu yapabilmek için de Allah’ı (c.c.) ve O’nun Rasulünü her şeyden çok sevmek, sevilen her şeyi ve herkesi önce Allah (c.c.) için sevmek, imandan dönmeyi cehennem azabı olarak görmek ve bu bilinç içerisinde yaşamak gerekir.

Allah (c.c.) bu tanımlamaya dair detaylı açıklamayı yine ayet-i kerimesinde yapmıştır;

“İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz (den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.”

                                                                                                               Bakara Suresi 177. Ayet

 

İman, cennetin anahtarıdır. Sevgi ise imanın temelidir. Ancak imanlı kimseler Allah (c.c.) sevgisiyle İslamiyet’in gereklilikleri canı gönülden yerine getirilebilir ve sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) ümmeti sıfatına nail olabilir.

Kullar arasında da sevgi önemlidir. Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek deyişi bunun önemini vurgular. Karşılıklı sevgi olmazsa kâmil olunamaz. Mümin karşısındakini en azından Allah (c.c.) rızası için sevmelidir.

Müslüman için Allah’ı (c.c.) sadece sevmek yeterli gelmez. Sevginin yanında saygı ve itaat de gerekir. Allah (c.c.) sevgisinin yanı sıra bir Müslüman’da Allah korkusu da olmalıdır. Allah (c.c.) korkusu, müminleri O’nun emirlerine itaat etmeye ve yasaklarından kaçınmaya teşvik eden sevgi gibi önemli bir diğer etkendir.

Allah (c.c.) sevgisi ve korkusu, Müslümanları hatadan uzaklaşmaya teşvik etmekle kalmaz hata yapmış olan müminleri de tövbe istiğfara yönlendirir. Allah (c.c.) sevgisi olan Müslüman, bir hatasından sonra bağışlanmayı ister ve tövbe eder. Şüphesiz Allah ü Teâlâ (c.c.) en büyük bağışlayıcı ve affedendir. İçinde Allah (c.c.) sevgisi ve korkusu olan, ibadetinde samimi olan Müslümanlar, kıyamet günü Allah’ın (c.c.) himaye edeceği kullar arasındadır.

 “De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kafirleri sevmez.”

                                                                                            Âl-i İmrân Suresi 31. ve 32. Ayetler

 

Bir önceki yazımızda Umre Yolcuları İçin Dualar‘a yer verdik.

İlgili diğer yazılara örnekler; Yaratanı Bulma Sanatı “Tefekkür” – Allah (c.c.) Ezeli ve Ebedidir! –  Dinde İhlâs Nedir?Şüphesiz Hayır ve Şer Allah’tandırMüslüman Olarak Ölmek – Ahirete Nasıl Hazırlanmalıyız? – İnsan Neden Yaratıldı? – Hz. Muhammed’e (s.a.v) Saygının Önemi 

Bir cevap yazın