Namaz Hadisleri

İslam’ın 5 Şartı vardır ve bunlardan birisi de namaz ibadetidir.
İslam’ın Şartları; Kelime-i Şehadet Getirmek, Namaz Kılmak, Oruç Tutmak, Zekat Vermek, Hacca Gitmek.

  • Namaz ile İlgili Hadisler

Allah Teala’nın (c.c.) Resulü Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;
“Namaz, dinin direğidir.”

Peygamber Efendimizin bu sözünün yanı sıra ayrıca bir de; “Namaz, amellerin en faziletlisidir.” sözü, namaz ibadetinin önemini anlatan ve vurgulayan en güzel hadis-i şeriflerdendir.

İbn-i Mes’ud’un (r.a.) bir gün bir adamın Resulullah’a (s.a.v.) şöyle söylediğini rivayet eder;

Amellerin/ibadetlerin en faziletlisi hangisidir?” diye sordu.
Peygamber Efendimiz ise (s.a.v.); “Vaktinde kılınan namazdır.”
buyurmuştur.
(Buhârî, Tevhid, 48)

Abdullah bin Mes’ud (r.a.) şöyle rivayet etmiş;

Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu; “(Kıyamet gününde) kulun 
ilk önce hesaba çekileceği şey, namazdır…” 
(Nesâî, Muhârebe, 2)

Muaz bin Cebel (r.a.) ise şöyle rivayet etmiş;

Rasûlullah ile birlikte bir yolculukta idim. O şöyle buyurdu;
Dinin başı İslâm (kelime-i şehadet getirerek Allâh’a teslim olmak),
direği ise namazdır.
(Tirmizî, Îmân, 1; Ahmed bin Hanbel, Müsned, V, 231)

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Allah Rasûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;

“(Kıyamet günü) kulun ilk hesaba çekileceği şey, namazıdır.
Eğer bunu tam olarak yapmışsa (ne âlâ!) Ama (farz namazları
tamam) değilse, Allah Teâlâ: «Kulumun nâfilelerine bakın!»
buyurur. Eğer nâfile namazı bulunursa, 
«Onunla farz namazları tamamlayın.» buyurur.”
(Nesâî, Salât, 9)

Ebû Hüreyre (r.a.) Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir;

“Büyük günah işlemedikçe, beş vakit namaz ve iki Cuma,
 aralarındaki günahlara kefarettir.”
(Müslim, Tahâret, 14)
Bir gün Resulullah (s.a.v.);
-Birinizin kapısı önünde günde beş defa yıkandığı bir nehir olsa,
o kimsede kir nâmına bir şeyin kalabileceğini düşünür müsünüz?”
diye sorar.

Ashâb-ı kirâm;
“-Hiçbir kir kalmaz!” şeklinde cevap verir.

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.);
“-İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah bu namazlarla
günahları yok eder.” buyurur.
(Buhârî, Mevâkîtü’s-salât, 6; Müslim, Mesâcid, 283)

Dinin Direği, Cennetin Anahtarı; Namaz

Câbir bin Abdullah’ın (r.a.) naklettiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;

“Cennetin anahtarı, namazdır…”
(Tirmizî, Taharet, 1)

Enes bin Mâlik’ten (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;

“Muhakkak ki, sizden biri namaz kılarken (aslında)
Rabbiyle özel olarak konuşmaktadır…”
(Buhârî, Salât, 36)

Hz. Muhammed Mustafa’ya Vahiy Kâtipliği yapan Hanzala b. Rebî (r.a.) şöyle nakletmiş;

Allah Rasûlü'nü (s.a.v.) şöyle buyururken işittim;
“Rükûları, secdeleri, abdestleri ve vakitlerine riâyet ederek,
beş vakit namaz(ı kılmay)a devam eden ve bu beş vakit namazın
Allah katından gelen bir emr-i hak olduğunu kabul eden kimse
cennete girer.”
(Ahmed bin Hanbel, Müsned, IV, 266)

Ebû Hüreyre’den (r.a.) Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir;

Kulun Rabbine en yakın olduğu (an), secde hâlidir.
Öyleyse (secdede iken) çokça duâ ediniz.
(Müslim, Salât, 215)
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) 
ashabıyla mescidde otururken, Ensar’dan Hallâd bin Râfî’ adındaki
bir sahabînin alelacele namaz kıldıktan sonra yanına geldiğini gördü
Onun selâmını aldıktan sonra;
“-Dön ve namazını yeniden kıl, çünkü sen namaz kılmış olmadın!”
buyurdu.
Hallâd, bir kere daha namaz kıldı ve Resulullah'ın (s.a.v.)
yanına geldi Peygamberimiz, aynı cümleleri kullanarak tekrar
namaz kılmasını istedi ve bu durum üç defa tekrarlandı.

Nihayet Hallâd;
“-Seni hak ile gönderen Allâh’a yemin olsun ki,
bundan daha güzelini yapamıyorum.
Bana (doğrusunu) öğretmek ister misin?” dedi.

Bunun üzerine Allah Rasûlü (s.a.v.) usûlüne uygun namazın
nasıl kılınacağını şöyle tarif etti;
“Namaz kılacağın zaman (önce) tekbir getir.
Sonra Kur’ân’dan kolayına gelen yerlerden oku.
Ardından rükûa git ve yeterli olduğuna kanaat getirinceye kadar
(organların sâkinleşinceye kadar) bekle. Sonra tam olarak doğrul.
Peşinden secdeye git ve yeterli olduğuna kanaat getirinceye kadar
bekle (Secdeden) kalktığında (belini) iyice doğrult ve
yeterli olduğuna kanaat getirinceye kadar bekle.
Sonra (tekrar) secdeye var ve yeterli olduğuna kanaat getirinceye
kadar bekle. Sonra namazın tamamını bu şekilde kıl.”
(Buhârî, Ezan, 122; Nesâî, Sehv, 67; Tirmizî, Salât, 110)

Namazı acele bir şekilde kılmayı, rükû ve secdelerin hakkını vermeden acele ederek namaz kılmayı, Allah Rasûlü Hz. Muhammed (s.a.v.) hırsızlığa benzetmiş ve şöyle buyurmuştur;

“En kötü hırsızlık, namazdan çalmadır.”
(Muvattâ, Kasru’s-Salât, 23)

Namazda Abdestin Önemi

Hazret-i Ali’nin (r.a.) rivayet ettiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;

“Namazın anahtarı temizliktir.
Başlangıcı tekbir, bitimi ise selâmdır.”
(Ebû Dâvûd, Tahâret, 31)

Başka bir hadîs-i şerifte de şöyle buyrulmuştur;

“Allah, abdestsiz namazı kabul etmez.”
(Nesâî, Zekât, 48)

Namaz Vakitlerinin Önemi

Cündeb el-Kasrî, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’dan (s.a.v.) şu hadîs-i şerifi nakletmiş;

“Her kim sabah namazını kılarsa,o kimse Allâh’ın 
koruması altındadır.”
(Müslim, Mesâcid, 262)

Saîd bin Müseyyeb’in Ebû Katâde bin Rib’î’den naklettiğine göre, Allah Rasûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;

Allah Teâlâ şöyle buyurdu: «Senin ümmetine beş vakit namazı farz
kıldım ve onları, vaktinde ve hakkını vererek kılanları cennete
koyacağımı kendi katımda vaad ettim. Namazları düzenli kılmayanlar
için ise,katımda böyle bir vaad yoktur.»”
(Ebû Dâvud, Salât, 9; İbn-i Mâce, İkâmetü’s-Salât, 194)

Abdullah bin Ömer (r.a.) Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“İkindi namazını kaçıran kimse, sanki âilesini ve malını
yitirmiş gibidir”
(Buhârî, Mevâkîtü’s-Salât, 14; Müslim, Mesâcid, 200)
Namazı Cemaat Olarak Kılmanın Önemi

Ebû Hüreyre’nin (r.a.) naklettiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuş;

Bir kimse câmiye gitme niyetiyle evinden çıktığında,
attığı (her) bir adımla kendisine bir sevap yazılır,
diğer adımıyla bir günahı silinir.”
(Nesâî, Mesâcid, 14; Ahmed bin Hanbel, Müsned, II, 320)

Ebû Saîd (el-Hudrî) tarafından rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;

Bir kişinin devamlı mescide gittiğini görürseniz, onun îmanına
şâhit olun! Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyurur:
«Allâh’ın mescitlerini, ancak Allâh’a ve âhiret gününe inanan,
namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından
korkmayan kimseler îmar eder…»
(et-Tevbe, 18) (Tirmizî, Îman, 8; İbn-i Mâce, Mesâcid, 19)

Abdullah bin Ömer’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.);

Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi
kat, daha faziletlidir.” buyurmuştur.
(Buhârî, Ezan, 30; Müslim, Mesâcid, 249)

Enes bin Mâlik (r.a.) de şöyle demiştir;

“Kim Allah için kırk gün boyunca cemaatle namaz kılar,
ilk tekbire yetişirse, o kimseye (Allah tarafından)
iki kurtuluş yazılır: Birisi ateşten, diğeri
münafıklıktan kurtuluş.”
(Tirmizî, Salât, 64)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) bir gün Ebu’d-Derdâ’ya (r.a.);
“Bir yerde üç kişi bulunduğu hâlde cemaatle namaz kılmazlarsa,
şeytanın onları kuşatıp yeneceğini”
söylemiş. Ardından da şöyle buyurmuştur;

-Cemaate devam et. Çünkü kurt, sürüden ayrılanı yer!.
(Ebû Dâvud, Salât, 46; Nesâî, İmamet, 48)

Allah Rasûlü Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;

“Eğer (insanlar) yatsı ve sabah namazlarındaki fazileti bilselerdi,
sürünerek de olsa o ikisini cemaatle kılmaya gelirlerdi.”
(Buhârî, Ezan, 9; Müslim, Salât, 129)
Nafile Namazın Önemi

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) nafile namazlarla ilgili şöyle buyurmuştur;

“Ey insanlar! Aranızda selâmı yayın, yemek yedirin, herkes uyurken
gece namazı kılın. Böylece selâmetle cennete girin!”
(İbn-i Mâce, İkamet, 174)
“Sizden biriniz (gece) uyuyunca şeytan, onun ensesine 3 düğüm atar
ve her düğümde de;
«-Uzun bir gece var, dinlen!» der.

O kimse uyanıp da Allâh’ı zikrettiğinde bir düğüm, abdest aldığından
bir düğüm, namaz kıldığında bir düğüm çözülür ve artık sevinçle
ve gönlü hoş olarak sabaha çıkar. Aksi takdirde huzursuz ve
uyuşuk olarak sabahlar.”
(Buhârî, Teheccüd, 12; Müslim, Müsâfirîn, 207)
Namazın Dünyadan Uzaklaştırması

Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur;

Kul, namazında etrafıyla ilgilenmediği sürece, Allah
kuluna yönelir. Kul, namazında etrafıyla ilgilenmeye başladığında,
Allah da ondan yüz çevirir.”
(Ebû Dâvûd, Salât, 160, 161)

Bir önceki yazımızda Tilavet Secdesi Nedir? sorusunu detaylıca yanıtladık.
İlgili diğer başlıklardan bazıları ise şöyle;
Namaz Nedir? Namaz Sureleri Nelerdir?
Kaza Namazı Nasıl Kılınır?
Sübhaneke Duası Neden Namazlarda Okunuyor?
Teheccüd Namazı Nasıl Kılınır?
Namazı Cemaat Olarak Kılmanın Önemi
Namaza Riya Karıştırmak!
Cuma Namazı Nasıl Kılınır?
Namaz Surelerinin Okunuşu
Rabbena Atina ve Rabbenağfirli Duaları
Cuma Namazı Ne Zaman ve Nasıl Farz Oldu?

Bir Cevap Yazın