Namaz Surelerinin Okunuşu

"Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken
(daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın;
çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır."
Nisa Suresi, 103. Ayet 

İçerikteki Sureler

  • Fatiha Suresi – Mushaftaki Sıralaması 1
  • Ayet-el Kürsi – Mushafta Sıralaması 2 olan Bakara Suresinin 255. ayet-i kerimesinde geçer.
  • Duha Suresi – Mushaftaki Sıralaması 93
  • İnşirah Suresi – Mushaftaki Sıralaması 94
  • Tin Suresi – Mushaftaki Sıralaması 95
  • Kadir Suresi – Mushaftaki Sıralaması 97
  • Zilzal Suresi – Mushaftaki Sıralaması 99
  • Tekasür Suresi – Mushaftaki Sıralaması 102
  • Hümeze Suresi – Mushaftaki Sıralaması 104
  • Fil Suresi – Mushaftaki Sıralaması 105
  • Kureyş Suresi – Mushaftaki Sıralaması 106
  • Maun Suresi – Mushaftaki Sıralaması 107
  • Kevser Suresi – Mushaftaki Sıralaması 108
  • Kafirun Suresi – Mushaftaki Sıralaması 109
  • Nasr Suresi – Mushaftaki Sıralaması 110
  • Tebbet Suresi – Mushaftaki Sıralaması 111
  • İhlas Suresi – Mushaftaki Sıralaması 112
  • Felak Suresi – Mushaftaki Sıralaması 113
  • Nas Suresi Mushaftaki Sıralaması 114

İslam’ın 5 şartından olan namaz ibadeti, Müslümanların üzerine farz kılınan ilk ibadettir.

Namazın vakitleri ve kılınış şekilleri bellidir fakat özellikle Kur’an’da “Namazda şu sureler okunmalı” gibi bir belirtme yoktur. Namaz esnasında okunacak sureler için sahih hadislere, sünnet-i seniyyeye bakılır. Namaz esnasında okunan sureler genellikle, ezberlemesi daha rahat olduğu için Kur’an-ı Kerim’in kısa surelerindendir.

Allah Teala’nın (c.c.) ibadetlerin en üstünlerinden olarak bahsettiği namaz ibadetinde esas olan Kur’an okumaktır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) namazlarda okuduğu bilinen sureler, mushaftaki sıralamasına göre namazda okunan surelerdir ve namaz sureleri olarak bilinmektedir. Bizler bu metnimizde sizler için o sureleri sırasıyla Türkçe okunuşu ve anlamlarıyla, aynı zamanda Arapçasıyla birlikte derledik.

Namaz ibadetlerinde elbette sizler için yazdığımız surelerin dışında da Kur’an ayetlerinden okunabilir. Zaten bir kişinin namaza başlaması için bu surelerin hepsini ezberlemesine de gerek yoktur. İsteyen herkes bildiği sure ve dualarla da namaza başlayabilir.

Özen gösterilmesi gereken nokta Fatiha suresinin namazda okunması gerektiğidir;

Resulullah (s.a.v.);
"Fatihatu’l-Kitabı (Fatiha) okumayan kimsenin namazı yoktur"
buyurmuştur.
(Buhari 765, Müslim 394, Ebu Avane 2/124, 
Ebu Davud 822, Nesei 909, Tirmizi 247, İbni Mace 837)

Ayrıca “Müslümanım” diyen herkes unutmamalıdır ki önemli olan tefekkür ile ayetlerin ne anlattığını, Allah’ın (c.c.) bizlere ne dediğini bilerek namazda hangi duayı ettiğinin bilincinde olmaktır.

Namaz Sureleri

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
١﴾ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ ﴿٤﴾ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ ﴿٥﴾ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ ﴿٦﴾ صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ ﴿٧

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- Elhamdulillâhi Rabbi’l-âlemîn. 2-Er-Rahmâni’r-Rahîm. 3- Mâliki yevmi’d-dîn. 4- İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în. 5- İhdine’s-sırâta’l-mustakîm. 6- Sırâta’l-lezîne en’amte aleyhim. 7- Ğayri’l-meğdûbi aleyhim ve le’d-dâllîn.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Hamd; Âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir. (O Allah) Rahmân ve Rahîm’dir. Din (ödül ve ceza) gününün sahibidir. (Ey Allah’ım) Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاو ;َاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴿

Türkçe Okunuşu
“Allâhu lâ ilâhe illâ huve-lhayyu-l kayyûm(u) lâ te/ḣużuhu sinetun velâ nevm(un) lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fi-l-ard(i) men że-lleżî yeşfe’u ‘indehu illâ bi-iżnih(i) ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum velâ yuhîtûne bişey-in min ‘ilmihi illâ bimâ şâ(e) vesi’a kursiyyuhu-ssemâvâti vel-ard(a) velâ yeûduhu hifzuhumâ vehuve-l’aliyyu-l’azîm(u)”

Türkçe Meali
O’ndan başka ilah olmayan Allah, hay ve kayyumdur (ezel ve ebedidir). O’nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olan şeyler O’nundur. İzni olmaksızın O’nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O’nun ilminden, O’nun isteğinden başkasını ihata edemezler. Kürsisi semaları ve yeri içine alır. Onların hıfzı O’nu (Cenab-ı Ecelli Ala’yı) yormaz. O, pek yüksek ve büyüktür.

  • Duha Suresi


وَالضُّحٰىۙ ﴿1﴾ وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰىۙ ﴿2﴾ مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ ﴿3﴾وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُو۫لٰىۜ ﴿4﴾ وَلَسَوْفَ يُعْط۪يكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىۜ ﴿5﴾ اَلَمْ يَجِدْكَ يَت۪يمًا فَاٰوٰىۖ ﴿6﴾ وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىۖ ﴿7﴾ وَوَجَدَكَ عَٓائِلًا فَاَغْنٰىۜ ﴿8﴾ فَاَمَّا الْيَت۪يمَ فَلَا تَقْهَرْۜ ﴿9﴾ وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا تَنْهَرْۜ ﴿10﴾ وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ ﴿11

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- Vedduha. 2- Velleyli iza seca. 3- Ma vedde’ake rabbüke ve ma kala. 4- Ve lel’ahıretü hayrün leke minel’ula. 5- Ve lesevfe yu’tıyke rabbüke feterda. 6- Elem yecidke yetiymen feava. 7- Ve vecedeke dallen feheda. 8- Ve vecedeke ‘ailen feağna. 9- Femmel yetiyme fela takher. 10- Ve emmessaile fela tenher. 11- Ve emma binı’meti rabbike fehaddis.

Türkçe Meali
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
Andolsun kuşluk vaktine. 2 ve dindiği zaman o geceye ki, 3 Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı! 4 Ve kesinlikle senin için sonu önünden (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır. 5 ileride Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın! 6 O, seni bir yetim iken barındırmadı mı? 7 Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı? 8 Seni bir yoksul iken zengin etmedi mi? 9 Öyle ise, sakın yetime kahretme (onu horlama)! 10 El açıp isteyeni de azarlama! 11 Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat!


لَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ ﴿1﴾ وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ ﴿2﴾ اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ ﴿3﴾ وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ ﴿4﴾ فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ ﴿5﴾ اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ ﴿6﴾ فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ ﴿7﴾ وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ ﴿8

Türkçe Okunuşu
Bismillâhirrahmanirrahim
“1-Elem neşrah leke sadrek. 2-3- Ve vada’nâ ’anke vizrek. Elleziy enkada zahrek. 4- Ve refa’nâ leke zikrek. 5-6- Feinne me’al’usri yüsrâ. İnne me’al’usri yüsrâ. 7-8- Feizâ ferağte fensab. Ve ila Rabbike ferğab.

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Belini büken yükünü senden alıp atmadık mı? Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi? Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır. Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul ve yalnız Rabbine yönel.

  • Tin Suresi


وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ ﴿1﴾ وَطُورِ س۪ين۪ينَۙ ﴿2﴾ وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَم۪ينِۙ ﴿3﴾ لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ ﴿4﴾ ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ ﴿5﴾اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ ﴿6﴾ فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿7﴾ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ ﴿8

Türkçe Okunuşu
Bismillâhirrahmanirrahim
“1-5-Vet tîni vez zeytuni. Ve tûri sînîn(sînîne). Ve hâzâl beledil emîn(emîni). Lekad halaknâl insâne fî ahseni takvîm(takvîmin).
Summe radednâhu esfele sâfilîn(sâfilîne).
6- İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe lehum ecrun gayru memnûn(memnûnin). 7- Fe mâ yukezzibuke ba’du bid dîn(dîni).
8- E leysallâhu bi ahkemil hâkimîn(hâkimîne).

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.
Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır. Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir? Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?

  • Kadir (Kadr) Suresi


اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ ﴿1﴾ وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ ﴿2﴾ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ ﴿3﴾ تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ ﴿4﴾ سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ ﴿5

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- İnna enzelnahü fiy leyletilkadr. 2- Ve ma edrake ma leyletülkadr
3- Leyletülkadri hayrüm min elfi şehr. 4- Tenezzelülmelaiketü verruhu fiyha biizni rabbihim min külli emr. 5- Selamün hiye hatta matle’ılfecr

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.

  • Zilzal Suresi


اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ ﴿1﴾ وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ ﴿2﴾ وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَاۚ ﴿3﴾ يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَاۙ ﴿4﴾ بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَاۜ ﴿5﴾ يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ اَشْتَاتًاۙ لِيُرَوْا اَعْمَالَهُمْۜ ﴿6﴾ فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ ﴿7﴾ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ﴿8

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- İza zülziletil erdu zilzaleha 2- Ve ahracetilerdu eskaleha 3- Ve kalel insanü ma leha 4- Yevmeizin tühaddisü ahbaraha 5- Bienne rabbeke evha leha 6- Yevmeiziy yasdürun nasü eştatel li yürav a’malehüm 7- Fe mey ya’mel miskale zerratin hayray yerah 8- Ve mey ya’mel miskale zerratin şerray yerah.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman,  İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır. Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.  O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.

  • Tekasür Suresi


اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ ﴿1﴾ حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ ﴿2﴾ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ ﴿3﴾ ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ ﴿4﴾ كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ ﴿5﴾ لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ ﴿6﴾ ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ ﴿7﴾ ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ ﴿8

Türkçe Okunuşu
Bismillâhirrahmanirrahim
“1-2- Elhâkumut tekâsur(tekâsuru). Hattâ zurtumul mekâbir(mekâbira).
3-4- Kellâ sevfe ta’lemûn(ta’lemûne). Summe kellâ sevfe ta’lemûn(ta’lemûne). 5-8- Kellâ lev ta’lemûne ilmel yakîn(yakîni). Le teravunnel cahîm(cahîme). Summe le teravunnehâ aynel yakîn(yakîni). Summe le tus’elunne yevmeizin anin naîm(naîmi).”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı. Hayır; ileride bileceksiniz! Hayır, Hayır! İleride bileceksiniz! Hayır, kesin olarak bir bilseniz… Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz. Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz. Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?

  • Hümeze Suresi


وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ ﴿1﴾ اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ ﴿2﴾ يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ ﴿3﴾ كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ ﴿4﴾ وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ ﴿5﴾ نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ ﴿6﴾ اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ ﴿7﴾ اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ ﴿8﴾ ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ ﴿9

Türkçe Okunuşu
Bismillâhirrahmanirrahim.
“1-2-Veylun li kulli humezetin lumezetin. Ellezî cemea mâlen ve addedehu.
3-Yahsebu enne mâlehû ahledehu. 4-Kellâ le yunbezenne fîl hutameti. 5-Ve mâ edrâke mâl hutametu. 6-7- Nârullâhil mûkadetu.  Elletî tettaliu alâl ef’ideti. 8-9- İnnehâ aleyhim mu’sadetun. Fî amedin mumeddedetin.

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!  O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır. Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır. Hutame’nin ne olduğunu sen ne bileceksin? O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir. Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları halde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.


اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ ﴿١﴾ اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ ﴿٢﴾ وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ ﴿٣﴾ تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ ﴿٤﴾ فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ ﴿٥

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- Elemtera keyfe fe’ale Rabbuke bi-ashâbi’l-fîl. 2- Elem yec’al keydehum fî tadlîl. 3- Ve ersele ’aleyhim tayran ebâbîl. 4- Termîhim bi-hıcâratin min siccîl. 5- Fece’alehum ke’asfin me’kûl.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi? Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? Onların üstüne ebabil kuşları gönderdi. O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ ﴿١﴾ ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ ﴿٢﴾ فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ ﴿٤

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- Li îlâfi kurayş. 2- Îlâfihim rihlete’ş-şitâi ve’s-sayf. 3- Felya’budû Rabbe hâze’l-beyt. 4- Ellezî et’amehum min cû’ın ve âmenehum min havf.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Kureyş’in emniyetini sağladığı,Yaz ve kış yolculuğunda onları (güvenliğe ulaştırıp başkalarıyla) ısındırıp yakınlaştırdığı için onlar, Bu evin (mabed’in, Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler. Ki O (Allah) kendilerini açlıktan (kurtarıp) doyuran ve her çeşit korkudan güvenliğe kavuşturandır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ﴿٥﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- Eraeytellezî yukezzibu bi’d-dîn. 2- Fezâlike’l-lezî yedu’ul-yetîm. 3- Ve lâ yehuddu alâ ta’âmi’l-miskîn. 4- Feveylun lil-musallîn. 5- Ellezînehum an salâtihim sâhûn. 6- Ellezînehum yurâûn. 7- Ve yemne’ûne’l-mâ’ûn.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Din gününü (İslam’ı, ahirette ceza ve mükâfatı) yalanlayanı gördün mü? İşte o, yetimi itip kakar. Yoksulu doyurmayı teşvik etmez (önayak olmaz). Şu namaz kılanların vay haline! Onlar namazlarından gafildirler (önem vermezler). 6- Onlar gösteriş (için ibadet) yaparlar. Ve onlar en küçük bir yardımı (zekâtı) da engellerler.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ ﴿٢﴾ اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ ﴿٣

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- İnnâ a’taynâ ke’l-kevser. 2- Fesalli li-Rabbike ve’nhar. 3- İnne şâni’eke huve’l-ebter.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, senin düşmanın (sana buğzeden)dir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١﴾ لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣﴾ وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥﴾ لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ﴿٦

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm.
“1- Gul yâ eyyuhe’l-kâfirûn. 2- Lâ a’budu mâ ta’budûn. 3- Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. 4- Velâ ene âbidun mâ abettum. 5- Velâ entum âbidûne mâ a’bud. 6- Lekum dînukum veliye dîn.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
De ki: Ey kâfirler. Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz. Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ ﴿١﴾ وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجاًۙ ﴿٢﴾ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّاباً ﴿٣

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- İzâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. 2- Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. 3- Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, Ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman, Hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. 2- Mâ ağnâ ‘anhu mâluhû ve mâ keseb. 3- Seyaslâ nâran zâte leheb. 4- Vemraetuhû hammâlete’l-hatab. 5- Fî cîdihâ hablun min mesed.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
Ebu Leheb’in elleri kurusun, (yok olsun) zaten yok oldu ya. Malı da, kazandıkları da kendisine bir yarar sağlamadı. (kurtarmadı) (O) alevli bir ateşe girecektir. Karısı da, odun hamalı (ve), Boynunda bükülmüş bir ip olarak (ateşe girecektir.)

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ﴿١﴾ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ ﴿٤

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- Gul huvallâhu ehad. 2- Allâhu’s-samed. 3- Lem yelid ve lem yûled. 4- Ve lem yekun lehû kufuven ahad.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
De ki: O Allah birdir. Allah samed (her şey O’na muhtaç, O kimseye muhtaç değil)’dir. O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ﴿٥

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm.
“1- Gul e’ûzu bi-Rabbi’l-felak. 2- Min şerri mâ halak. 3- Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. 4- Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. 5- Ve min şerri hâsidin izâ hased.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
De ki: ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe sığınırım, Yarattığı şeylerin şerrinden, Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, Düğümlere üfleyenlerin şerrinden, Ve hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden. (Allah’a sığınırım).

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦

Türkçe Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm
“1- Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs. 2- Meliki’n-nâs. 3- İlâhi’n-nâs. 4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs. 5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. 6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs.”

Türkçe Meali
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. İnsanların malikine, İnsanların (gerçek) ilahına; İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünce, şüphe) vesvese verir. Gerek cin, gerekse insanlardan (olan vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım.)


Bir önceki yazımızda Kur’an Şirk ile İlgili Neler Söylüyor? sorusunu yanıtladık.
İlgili diğer yazılarımızdan bazıları;
Namaza Riya Karıştırmak!
Sübhaneke Duası Neden Namazlarda Okunuyor?
Teheccüd Namazı Nasıl Kılınır?
Kaza Namazı Nasıl Kılınır?

Bir Cevap Yazın